TEDAVİ HİZMETLERİMİZ

Kalp pili :
Kalp pilleri günümüzde neredeyse avuç içinin dörtte biri büyüklüğünde olup  cilt altına kalp atışlarına yardımcı olmak için takılan cihazlardır. Kalp pili klasik olarak kalbin ileti sisteminin bozuk olmasına bağlı olarak ortaya çıkan yavaşlamayı ortadan kaldırmak için takılsa da günümüzde kalp yetmezliği hastalarında görülen koordinasyon kusuru için de CRT adı verilen özel ve gelişmiş piller de takılmaktadır. Bu cihazlar aynı zamanda kalp yetmezliği hastalarında gelişebilecek ölümcül ritm problemleri  için şok vermek için de tasarlanmıştır.  Bir kalp pili genellikle küçük bir cerrahi operasyon  ile göğüs duvarına yerleştirililir. Kalp pili takıldıktan sonra günlük hayatta bazı önlemler almak gerekebilir.

ICD – Kalp içine yerleştirilen şok cihazı- : 
Göğüs duvarı altına yerleştirilen ICD cihazı kalbin karıncık bölgesinden kaynaklanan ölümcül ritm problemlerini tespit edip tedavi etmek için dizayn edilmiştir. İlk zamanlar sadece elektril şoku vererek ritmi normale döndüren bu cihazlar günümüzde şoka gerek kalmaksızın problemi çözebilecek fonskiyonlara sahiptir. Normal kalp piline göre biraz daha büyük olan bu cihazlar aynı şekilde cilt altına yerleştirilir ve günlük hayatta bazı değişiklikleri zorunlu kılar.

CRT-D  (Biventriküler ICD): 
Biventriküler ICD (genellikle CRT olarak ifade edilir ), ileri derecede kalp yetersizliği olan ve ilaç tedavisine rağmen kalp yetersizliği devam eden hastalarda eğer kalbin kasılma sıralamasıda bozulmuşsa yerleştirilen pil türüne verilen isimdir. Burda kalbin hem sağ hemde sol bölümüne uyarı gönderen kablolar yerleştirilir ve bu sayede kalbin çalışmasında destek olunur. Uygun endikasyon ile CRT takılan 10 hastadan 6-7’sinin kalp yetersizliği 3-6 ay içinde düzelme gösterir ve hastaların yaşam kalitesi ciddi oranda iyileşir.

Holter monitorizasyon: 
Holter monitörü kalbin ritmini izleyen küçük  giyilebilir bir cihazdır. Doktorunuz bir iki gün için bir Holter monitör ile sizi takip etmek isteyebilir.. Bu süre zarfında , cihaz kalp atışlarının tümünü kaydeder. Holter monitörü testi genellikle elektrokardiyogram kalbin durumu hakkında doktorunuza yeterli bilgi vermezse  kalp ritmini kontrol etmek için yapılır.

Elektrofizyolojik Çalışma (EPS): 
Elektrofizyolojik çalışma; Kalp ritm bozukluğu olan veya şüphelenilen hastalarda kalbin elektriksel ileti sisteminin değerlendirilmesi için uygulanan işleme verilen addır. İşlem genelikle sağ kasık bölgesinden (bazen hem sağ hem sol kasık) kateter olarak adlandırılan 3 veya 4 elektrik ölçümü yapan kablonun kalbin içine yerleştirilerek kalbin elektriksel ileti sistemi değerlendirilir. Bu işlem esnasında hasta uyanıktır ve sadece kasık bölgesine lokal anestezi uygulanır. Kateterler kalbin özel eletrik alanlarına yerleştirildikten sonra önce başlangıç ölçümleri yapılır. Sonrasında kateterlerin uçlarından elektriksel uyarı verilip hastaların ritm bozuklukları oluşturulmaya çalışılır. 

EPS işlemi ile ritm bozukluklarının tanısı büyük oranda konur ve ablasyon olarak adlandırılan işlemle devam edilerek  ritm bozukluğu tedavi edilebilir.

Ablasyon: 
Ablasyon, kalp ritm bozukluğunun kesin tedavisinde kullanılan işleme verilen addır. Ritm bozukluğu tesbit edilen bölgeye ısı enerjisiyle (radyofrekans) veya soğuk enerji ile (kryo) müdahale edilerek o gölgedeki anormal elektriksel aktiviteler ortadan kaldırılır. Gelişen teknoloji ve görüntüleme yöntemleri sayesinde ablasyon işlemi oldukça yüksek başarı oranına ve düşük komplikasyon oranına sahip bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemin en olumlu tarafı ise çoğu ritm bozukluğunu kalıcı olark tedavi eder ve hastanın sonrasında ilaç kullanmasına gerek kalmaz. İşlem genellikle hastaaya hafif sedasyon uygulanarak yapılır. Ortalama 1-2 saat süren ablasyon işlemi sonrası hastalar bir gece hastanede kalırlar ve sonraki gün taburcu edilirler.

Kan sulandırıcılar:
Kanın pıhtılaşmasını engellemek için kullanılan bir kaç farklı etki mekanizmasına sahip ilaçlardan oluşur. Kalp damar hastalarında, kalp kapak hastalıklarında, bazı ritim bozukluklarında kullanılabildiği gibi akciğer pıhtı durumlarında, çeşitli beyin damar tıkanıklarında da olmazsa olmaz ilaçlardır. Bazen de bu hastalıklara yakalanma ihtimali olan hastalarda da önleyici tedavi olarak kullanılabilir.

Balon Anjiyoplasti ve Koroner Stent
Anjiyoplasti işlemi, kalp damarlarında saptanan darlık veya tıkanıklıkların açılması amacıyla daralmış damar bölgesinin mekanik olarak genişletilmesidir. Kalp damarlarının genişliğine ve darlık oluşturan bölümün uzunluğuna göre kullanılacak balon ya da stentlerin boyutları değişmektedir. ,

Stent nedir ?
1990’lı yıllardan itibaren balon anjiyoplasti işleminin başarısını artırmak ve damardaki yeniden daralma olasılığını azaltmak amacıyla stent adı verilen tel kafes yapısındaki metaller  kullanılmaya başlanmıştır. Stentler günümüzde hemen hemen tüm balon anjiyoplasti işlemlerinde kullanılmaktadır. Stentler genel olarak bir metaldir ve damarın içine balon yardımı ile yerleştirilir. Daralmış olan damar bölgesinde bu balon şişirilir, balon ile birlikte sıkıştırılmış olan stent açılarak daralmış damar bölgesine yerleştirilir ve kan akımı sağlanmış olur. Stentlerin en yaygın olarak kullanılanları paslanmaz çelikten yapılan çıplak metal (ilaçsız) stentlerdir. Fakat çıplak metal stentlerde yeniden daralma nisbeten sık görülmektedir. Bu sebeple son 10 – 15 yıldır ise ilaç salınımlı stentlerin kullanımı yaygınlaşmıştır. İlaç kaplı stentlerin üzerine yüklenmiş özel ilaçlar salınarak tekrar tıkanıklık oluşmasını büyük oranda engellemektedirler ve bu sayede stent içerisinde darlık oluşumu daha az saptanmaktadır. Son yıllarda eriyen stentler geliştirilmiş olup hastaya takıldıktan sonra 2 yıl içerisinde tamamen eriyebilmektedir. Kullanılan stentlere göre yeniden tıkanma oranı değişmekle birlikte bazı stentlerde bu oran %5’in altındadır.

Stent işlemiyle ilişkili riskler nelerdir ?
Stent yerleştirilmesi esnasında ve sonrasında bazı komplikasyonlar oluşabilir. Damarların görüntülenmesi sırasında kullanılan kateterlere bağlı damar yırtılması, yerleştirilen stent içerisinde pıhtı oluşması ve stentin ani olarak tıkanması, stentin yerleştirildiği damar bölgesinde yırtılma, pıhtının beyine atması sonucu inme, kalp krizi ve ani ölüm izlenebilir. Bu komplikasyonlar nadir görülen olaylardır. Ayrıca görüntüleme için kullanılan ilaçların neden olabileceği allerjik reaksiyonlar, böbrek fonksiyonlarının bozulması da yan etkiler arasında sayılabilir. Stent takılıp taburcu edilen hastaların ani olarak gelişen nefes darlığı, göğüs ağrısı olması durumunda doktoru ile acil bir şekilde iletişime geçmesi gereklidir.

Her damara stent takılabilir mi?
Günümüzde teorik olarak koroner arter hastalığı olan hastaların çok büyük bir kısmında stent ile tedavi sağlanabilmektedir. Eğer bir hastanın 3 ana damarında ciddi darlıkla beraber kalbin ön yüzünü besleyen sol ana damarın (LAD damarı) çıkış bölgesinde önemli darlık varsa ve teknik olarak stent takılmasını engelleyen damar yapısı varsa bu hastalarda en iyi tedavi yöntemi by-pass ameliyatıdır. Bu hastalarda by-pass ameliyatının sonuçları stent tedavisinden daha iyi görünmektedir. Hastalarda ameliyat riskini arttıran veya ameliyata engel durumlar varsa ( ileri yaş, akciğer hastalığı, kalp kasılmasında ileri derecede bozulma, kalp krizi gibi acil bir durum vs.) stentleme işlemi seçilmiş hastalarda yapılabilir. Tek damar veya iki damar hastalarındaki genel tedavi yaklaşımı stentleme olmakla birlikte, tüm kararlar hasta merkezli yapılmalıdır. Bu yüzden sadece bir kardiyolog veya kalp cerrahının kararından ziyade bir kalp ekibi (kalp takımı) tarafından uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesi önemlidir.  

Artan operatör tecrübesi ve teknik gelişmeler sayesinde daha önceleri stentleme ile müdahale edilemeyen kompleks damar darlıklarında müdahale günümüzde yapılabilmektedir.


TAVi  (Girişimsel yani kasıktan daralmış Aort kapağına yapay kapak yerleştirilmesi)
Aort kapakğı kalpten dolaşım sistemine kanın pompalanması sırasında kanın karşılaştığı ilk kapaktır.Bu kapakta romatizmaya veya yaşlanmaya bağlı olarak kalsifikasyon (kireçlenme) sonrası daralma meydana gelmektedir. TAVi işlemi Aort kapağının ciddi daralmalarında bu kapağının fonksiyon gören yeni kapak sitemleriyle  kasık yoluyla  Aort kapağına yapay kapak yerleştirilmesi işlemidir.

Felç Tedavisi (Stroke tedavisi):
Güncel olarak beyin dokusuna yeterli düzeyde kan gelmesini engelleyen  pıhtı veya kollesterol ve pıhtı yüklü plakların pıhtı alıcı stentler ile alınması veya o bölgeye lokal oalrak pıhtı eritici ilaçların verilmesidir.

Karotis Stent (Şah damarına stent)
Şah damarının kollesterol ve/veya pıhtı yüklü plaklar ile kritik düzeyde daralmalarına stent yerleştirme işlemidir.

Periferik stent
Bacaklarımızı besleyen atardamarların kollesterol ve/veya pıhtı yüklü plaklar ile kritik düzeyde daralmalarının stent ile tedavi edilerek bacakların yeterli miktarda kanla beslenmesini sağlamaktır.

Kalp Kapağına Mandal uygulama (Mitral Clip)
Kalbin sol tarafında bulunan Mitral kapak ait yetmezliklerde ameliyatsız yöntemle kasıktaki toplar damar yolu ile kalbin sol tarafına ulaşıldıktan sonra Mitral kapakların yakalanarak mandallanması sonucu kaçağın ortadan kaldırılması yöntemidir.

EVAR-TEVAR (Endovasküler Aortik Repair-Damar içinden Aort damar genişlemelerin tamiri)
Abdominal (Karın) bölgesinde veya göğüs kafesi içinde yer alan Aort atardamarının ileri derecede genişlemeleri (Anevrizma) sonucu yırtılmaya kadar giden ölümcül klinik tablolar oluşabilmektedir. Bu anevrizmatik bölgenin kasık  atardamarı yoluyla  ulaşılarak genişlemesini ve yırtılmasını önleyici özel stentlerle kaplanması işlemidir.