SESSİZ SEYİRLİ KALP HASTALIKLARI (Gizli Kalp)

Gizli Kalp Ne demek ?

Kalp  veya diğer hastalıklarda semptom (şikayet) oluşturmayan durumlara sessiz,gizli,subklinik hastalık yada asemptomatik tabirleri kullanılmaktadır. Halk arasında kullanılan gizli kalp tabiri ise, kalp krizi belirtilerinin daha önceden ortaya çıkmaması veya çok yakın zamanda ortaya çıkması ile ifade edilmektedir. Kalp krizinin yanı sıra Kalp hastalıklarının bir çoğunda sessiz veya şikayet oluşturmayan bir dönem mutlaka mevcuttur.

Önemi Nedir?

İskemik kalp hastalığı,Myokard infarktüsü (kalp krizi), Kalp yetmezliği, Kapak Hastalıkları (kapak yetmezlikleri ve darlıkları) ve Kalp ritm bozuklukları hastada şikayet oluşturmadan hastanın hayatını tehlikeye atabilecek duruma gelebilir. Bu nedenlerle hastalıkların erken tanısı önem arz etmektedir.

Örneğin, Kalp krizi hastalarının %21 sessiz seyreder. Yani hastalarda ani ölüm,veya yapılan tetkikler sırasında hastanın kalp krizi geçirdiği tespit edilebilir. 

Sessiz Kalp Hastalıklarından örnekler

Koroner arter hastalığının ana şikayeti göğüs ağrısının olmaması  (Kalp damar tıkanıklığı)  sessiz kalp hastalığı 3 şekilde olabilir.

1. En sık olan formu hastalarda Koroner arter hastalığı, stentleme yapılması veya by-pass yapılan hastalarda hastakların %60-80 'inde göğüs ağrısı olabilirken,%20-40 lık grupta sessiz beslenme bozukluğu olabilir.

2. Bu grupta hasta kalp krizi geçirmiştir ancak bu dönemden sonra hastanın şikayetleri olmamasına rağmen kalpte iskemi (beslenme yetersizliği) olabilir.

3.Bu grupta hastalar başka hastalıklar için veya check-up için tetkik edilirken kalp damar tıkanıklığı veya kalp krizi geçirdikleri tespit edilmiştir.

Ülkemizde şuan için yaklaşık 16 milyon hipertansiyon hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bu hastaların yaklaşık %25 hipertansiyon hastası olduğunun farkında değildir.60 yaşından sonra %60 oranında gözlenen hastaların 2/3 ü hipertansiyon hastası olduğunu bilmemektedir. Bu nedenle bu hastalık sessiz,gizli veya semptom vermemiş olabilir. Kalp Yetmezliği ve kapak hastalıklarının ana şikayeti nefes darlığıdır. Bu hastalıklarda görüntüleme tetkiklerinde, muayene sırasında veya ekg tetkikinde kalp yetmezliği veya kapak yetmezliğine ait bulgular çıkabilir. Ritm bozukluğu hastalarında da hastalar çarpıntı,bayılma başdönmesi hissetmeden görüntüleme tetkiklerinde, muayene sırasında veya ekg tetkikinde ritm bozukluğuna ait bulgular ortaya çıkabilir.

Peki bu durumda her hastada gizli kalp hastalığı var mı diye tarama mı yapmamız gerekiyor?

Hayır, bu durumda kalp hastalıklarının sessiz seyredebileceği hasta gruplarının önceden tespit edilmesi ve gereken önlemin alınması yeterli olabilir.

Hangi hastalarda sessiz kalp hastalığından şüphe etmeliyiz ?

1-Diyabetik Hastalar
2-Kronik böbrek yetmezliği olanlar
3-Koroner arter hastalığı olanlar, Kalp krizi geçirenler
4-Yaşlılar
5-Obezitesi olanlar
6-İnme hastaları (Geçirilmiş Serebrovaskuler olay)
7-Nöropatisi olanlar
8-Aile Hikayesi olanlar (iskemik kalp hastalığı,Kalp yetmezliği ve ritm bozukluğu)
9-Ailede ani ölüm hikayesi olan hastalar
10-Hiperlipidemi hastaları
11-Genetik olarak pıhtılaşmaya meyil tespit edilen hastalar (sık düşük yapan hastalar,Homosistein yüksekliği,pıhtılaşma faktörleri mutasyonuna sahip kişiler).
12-Kronik broşit ve Astımlı hastalar

Gizli Kalp hastalığını tespit etmek veya önlem almak için neler yapılmalıdır?

1-Ailesinde erken kalp hastalığı, Erkeklerde 45 bayanlarda 55 yaşından önce Kalp damar tıkanıklığı veya kalp krizi hikayesi olanlar. Yakınlarında birden fazla kişide  Kalp damar tıkanıklığı veya kalp krizi hikayesi olanlar için ekg,kan tahlilleri ve/veya efor testi
2-Kendisinde veya ailesinde diyabet, yüksek tansiyon ve aşırı kilolu olanlar 
3-Risk faktörü olmayanlar için 35 yaşına kadar hayatında birkez kan testleri (Şeker,kollesterol,böbrek fonksiyon testleri), tansiyon kontrolü ve düzenli spor veya profesyonel sporcular için ekg-efor testi ve ekokardiyografi testleri önerilir. Daha sonra risk faktörleri yoksa 5 yıllık periyodlarla kan tahlilleri yapılmalıdır.
4-Risk grubunda olanlar ise 40 yaşında sonra her yıl kan testleri, tansiyon kontrolü  yapılmalıdır.Bireysel risklere göre takip olduğu uzmanlık alanına göre takip süreleri kısalabilir veya artabilir.
5-Tip I diabetik hastalar tanıdan 10 yıl sonra Ekg-efor testi yapılmalıdır.
6-Tip II diabetik hastalara tanı aldığı anda Ekg ve efor testi yapılmalıdır.
7-Ailesinde ani kardiyak ölüm hikayesi olanlar için ekg ve veya Ekokardiyografi yapılması
8-İnme,obezite astım ve kronik bronşitli hastalarda kardiyoloji muayenesi yapılarak erken tanı sağlanabilir.

Kalp damar hastalıkları için risk skorlarama sistemleri geliştirilmiş olup aşağıdaki hesaplama sistemi kullanılabilir

http://clincalc.com/Cardiology/ASCVD/PooledCohort.aspx

Doç.Dr.Osman Sönmez

PAYLAŞ

SON HABERLER

SOSYAL MEDYA
HESAPLARIMIZ