HASTA İLETİŞİMİ

  • DOKTORUNUZA SORUN

  • HASTA
    YORUMLARI

  • SIKÇA SORULAN SORULAR

DOKTORUNUZA SORUN

Sorunuzu iletmeden önce lütfen E-Posta adresinizi doğru yazdığınıza emin olunuz.

İstanbul Kardiyoloji Grubu uzman doktorlarının cevapları size E-Posta adresiniz üzerinden iletilecektir.

Uzmanlarımıza sormak istediğiniz sorularınızı bu form haricinde soru@istanbulkardiyoloji.com adresinden de iletebilirsiniz.

Momentum is a PASSİONATE TEAM of FRIENDLY PEOPLE

-We're all about CREATIVE STUFF, BRANDING & STRATEGY and we LOVE it

HASTA YORUMLARI

Yorumunuzu Gönderin

Yorumunuzu paylaşmadan önce iletişim bilgilerinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Tam tıkalı kalp damarları nasıl tedavi edilir?

Günümüzde kanserler dahil hastalıklardan kaynaklanan ölümlere baktığımızda birinci sırayı kalp damar hastalıkları almaktadır.  Basit yaşam tarzı ve diyet alışkanlıkları gibi önlemler bu hastalıklara yakanlanmayı önemli derecede azaltsa da halen insanlığın artarak devam eden en önemli sorunların başında gelmektedir. Kalp damar hastalıklarına yakalandıktan sonra oluşan damar daralmaları ameliyatlı ve ameliyatsız ( balon ve stent) yöntemlerle tedavi edilmektedir. Ülkemizde yaygınlaşan anjiyo ağı nedeniyle çoğu merkezlerimizde basit daralmalar ameliyatsız tedavi edilebilirken, tıbbi açıdan kompleks ve uzun süreli tam tıkalı damarlar bu konuda tecrübeli merkezlerde tedavi edilmelidir. Biyomedikal teknolojideki ileri gelişmeler ,geliştirilen malzemelerle tam tıkanmış kalp damarları bilekten veya kasık damarından girilerek açılabilmekte ve hastaların hayat kaliteleri artırılmaktadır. Hastalar önemli ek problemleri yoksa ertesi gün normal günlük hayatlarına dönebilmektedir. Ancak hastaların bu konuda en çok dikkat etmesi gerekn konu gerçekten damarın açılmasından fayda görüp görmeyeceğidir. Hastalar çoğu zaman damarı açıldığında her şeyin çözüleceği problemlerinden kurtulacağı gibi düşüncelere sahiptirler, bu tarz düşüncelerin çoğu gerek hekimler ve gerekse çevreleri tarafından  değişik kaygılarla yapılmaktadır. Çünkü gereksiz yere açılmaya çalışılan kalp damarlarının sonucunda hastaların böbrek başta olmak üzere diğer organlarına da zarar verilebilmekte ve hayat kaliteleri tamamen daha kötüye gitmektedir. Burada önemli olan kalp damarının açılıp açılmayacağının hastaya vereceği fayda/zarar dengesi gözetilip ona göre karar verilmesidir. Kalp damarının beslediği-suladığı alanın canlılığı ve büyüklüğü , damarın açılıp açılmamasını belirleyen en önemli faktördür. Bu durumu ise bazı çok basit ekokardiyografik ( kalp ultrasonu) görüntüleme yöntemleri ile tespit edebilmekteyiz. Hastalar kendileri için geri dönülmez yola girmeden önce, acele etmemeli ve bu konuda uzmanlaşmış kardiyoloji merkezlerine başvurmalı  ve bilgiyi en doğru yerden almaları gerekmektedir.

Doç. Dr. Mehmet Akif VATANKULU
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Periferik Arterlerin ( Bacak ve Ayak Atar Damarları) Tedavisi Nasıl Olmalı?

Ateroskleroz ( damar daralması, kireçlenmesi) çağımızın en ölümcül hastalığıdır. Aslında doğumla başlayan bu süreç diğer risk faktörlerin (sigara, kolesterolden zengin diyet, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, obezite, stres v.b) araya girmesiyle hızlanmakta ve erken yaşlarda bile hastalarda şikayet oluşturmaktadır. Organlarımız bu atar damarların getirdiği oksijenden zengin kan ile beslendiği için , bu damarlarda oluşan daralmalar o organın yetersiz çalışmasına dolaysıyla da bazı şikayetlere sebep olmaktadır. Eğer bu damar kireçlenmeleri-daralmaları kalp damarlarında başladıysa göğüs ağrıları, nefes darlıkları, çarpıntılar yaparak karşımıza çıkmakta iken, beyin damarlarında olursa konuşma bozuklukları, kas güçsüzlükleri, uyuşmalar , baş ağrıları ve nihayetinde felç tablosu olarak ortaya çıkmaktadır. Hastalarımızın çoğunlukla ortopedik şikayetlerle karıştırdığı organ ise bacak ve ayaklarda olan durumlardır. Eğer kireçlenme- daralma bacak ve ayak atar damarlarında başladıysa , hastalar öncelikle yürürken olan dinlenmekle geçen baldırlarda veya ayakta kasılma, ağrı, uyuşma çabuk kesilme gibi şikayetlerlehekimlere başvurmakta daha ileri dönemde artık istirahatte bile olan ayak ağrıları ve artık iyileşmeyen yaralarla karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu hastalıkların en iyi tedavisi elbette hastalık daha oluşmadan önleyici tedbirleri almak olmakla beraber, artık bu hastalık oluştuktan sonra ise bu damarların anjiyo yöntemi ile görüntülenmesi ve ilaç-balon-stent veya damar eklenme ameliyatları yapılması gerekli olabilmektedir. Bacak ve ayak atar damarlarında olan bu daralmalar, tam tıkanıklık olsa dahi artık gelişen teknolojik imkanlarla, özel cihazlar kullanarak açılabilmekte ve hastaların şikayetleri büyük ölçüde geçmektedir. Ancak yine bu konuda hastaların geri dönüşümsüz zararlarla karşılaşmamaları için, atar damarın açılıp açılmayacağı kararı yine bu konuda uzman merkezlerce verilmeli ve hastanın hayat kalitesinin bozulmamasına dikkat edilmelidir.

Doç. Dr. Mehmet Akif VATANKULU
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Kolesterol ilaçları karaciğere zarar verir. Bu yüzden bu ilaçları kullanmamalıyım mı?

Kandaki kolesterol seviyesinin yüksekliği atar damarlarda darlık gelişmesi için en önemli risk faktörlerinden biridir.B u darlığın yerine bağlı olarak kalp krizi, felç ve ölüme sebep olabilir. Sağlıklı bir diyet, egzersiz ve kilo vermek bu riskleri azaltsa da çoğu zman yeterli olmaz. Bundan dolayı seçilmiş hastalarda kolesterol ilaçlarını kullanmak mecburidir. Yapılan bilimsel çalışmalarda bu ilaçların kalp krizi, felç ve ölüm riskini azalttıkları görülmüştür. Aynı diğer tüm ilaçlar gibi – çok sık kullanılan ağrı kesiciler dahil – bu ilaçların yan etki ihtimali vardır. Ancak bu düşük bir olasılıkla ortaya çıkar ve ilaç kesilir kesilmez ortadan kalkar. Doktorunuz bu düşük ihtimal için dahi sizi zaten kontrole çağırmaktadır. Bu ilaçlardan elde edilen faydanın yanında bu risk çok önemsiz durmaktadır. Bu yüzden doktor kontrolü altında bu ilaçları kullanmak hem ölüm riskini azaltır hem de güvenlidir.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Kan basıncım ve kolesterol düzeyim ilaçları kullanırken uygun seviyelere indi, o yüzden ilacı kesebilir miyim ?

Antibiyotikler enfeksiyonları yok ederek tedavi eder, ancak kolesterol ve tansiyon ilaçları alttaki hastalığı sadece kontrol altına alır. Bu ilaçlar bu etkiyi sadece alındıkları zaman gösterirler, ilaç kesilirse bu etki kaybolacağı gibi eskisinden daha kötü değerlerle karşılaşabilir. Kilo vermek ve diyet yapmak gibi hayat tarzı değişiklikleri doz azaltmaya yarasa da  tek başına kafi gelmeyebilir. Ne kadar zor olsa da kolesterol ve tansiyon yüksekliği için sürekli ilaç almak gereklidir.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Kırklı yaşlara geldikten sonra herkes aspirin kullanmalı mıdır?

Aspirin kalp krizi geçiren veya stent ya da by pass yapılan hastalarda ömür boyu kullanılması gereken ve yeniden kalp krizi riskini düşüren bir ilaçtır. Ancak hiç kalp krizi geçirmeyenlerin aspirin kullanarak kalp krizi ve ölüm riskini azaltmaları tartışmalı bir durumdur. Aspirinin mide üzerine zararlı etkileri vardır ve kanama riskini artırmaktadır. O yüzden " Primer koruma" dediğimiz hiç kalp krizi geçirmemiş insanlarda aspirin kullanımı ancak kalp hastalığı açısından çok yüksek riskli bireylerde faydalıdır. Düşük riskli insanların aspirin kullanmasının bırakın faydasını zararı dahi olabilir.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Kadınlar ve gençlerde kalp hastalığı riski çok düşük müdür?

Klasik olarak kullanılan " Kalp hastalığı riski orta yaşlardaki erkek hastalarda yüksektir" söylemi günümüzde terk edilmektedir. Kadın fizyolojisine bağlı olarak beklenen düşük risk profili günümüzde sigara, hareketsizlik, kötü beslenme ve stres gibi faktörlerle ortadan kaybolmuştur. Hatta bazı çalışmalarda kadınların ölüm oranı erkeklerden daha fazla çıkmıştır. Meme kanserinden ölen kadın sayısı kalp hastalıklarından ölenlerin ancak onda biri kadarken farkındalık düzeyi çok daha yüksektir. Genç hastalarda da hem diyet, hareketsizlikten hem de sigara ve diğer bağımlılık yapıcı ajanlardan dolayı kalp hastalığı riski günümüzde artmıştır.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Tansiyonum yüksek değil, olsaydı hissederdim...

Kan basıncı yüksekliği çok yüksek değerlere gelse bile kişi hiç bir rahatszılık hissetmeyebilir. Bu yüzden hipertansiyona " Sessiz katil" denilir. Hipertansiyon tanısını erkenden koymak için periyodik olarak kan basıncınızı ölçtürmeniz gerekir.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Eğer göğüs ağrım yoksa kalp krizi geçirmiyorumdur...

Göğüs ağrısı, kalp krizinin en önemli belirteci olmakla beraber her zaman bulunması şart değildir. Nefes darlığı, bulantı, halsizlik, bayılma gibi durumlarla hasta başvurabilir. Ya da ağrı kollar ve çene gibi değişik yerlerde lokalize olabilir. Özellikle yaşlı ve şeker hastalığı olan bireylerde göğüs ağrısı izlenmeyebilir.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Ailemde kalp hastalığı çok yaygın, benim korunmam mümkün mü?

Aile öyküsü kalp hastalığı için çok önemli bir risk faktörüdür ama  bu risk bazı değişikliklerle önemli ölçüde azaltılabilir;  egzersiz yapmak , sağlıklı diyet, sigarayı bırakmak, kolesterol, kan şekeri ve kan basıncı ölçümüyle bu risk kontrol altına alınabilir.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Orta yaşlara gelene kadar kolesterol seviyeme baktırmam gerekli mi?

Güncel tedavi kılavuzları 20 yaşından itibaren 5 yılda bir kolesterol seviyesine bakılması önermektedir. Hatta ailesel kolesterol yüksekliği ile seyreden bazı bozukluklarda ergenliğin başında  kolesterol seviyesine bakılmalıdır. Çoğu durumda ilaç kullanılması gerekmese de diyet ve egzersiz ile ilerde kalp hastalığı gelişme riskini azaltır.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Kalp krizi geçirdikten sonra egzersiz yapmak çok riskli midir?

Kalp krizi geçirdikten sonra hastalar içgüdüsel olarak daha hareketsiz kalmaya hatta eve kapanmaya başlarlar. Halbuki krizin üzerinden iki hafta geçidiktan sonra doktorun tavsiye ettiği ölçüde egzersize başlamak yeniden kalp krizi geçirme ve ölüm riskini azaltır.  Önemli olan soğuk ve kirli havalarda olabildiğince açık havada egzersiz yapmamak ve zorlayıcı tipte egzersizlerden kaçınmaktır.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Besin takviyeleri ve vitaminler kalp hastalığından korur mu?

Normal diyete ilave olarak vitamin alınmasının kalp hastalığından korunmaya etkisi ile ilgili bir çok çalışma yapılmış ve sonuçta koruyucu olmadığı saptanmıştır. Gene özellikle "bitkisel ilaç" olarak adlandırılan ve içeriğindeki maddelerin miktar ve nitelik bakımından standartı olmayan ürünlerin de koruyucu olduğuna dair bilimsel bir veri yoktur. Tam aksine bu ürünlerle kişinin alması gereken ilaçların kötü etkileşim gerçekleştirdiği hatta bazen ölüme gidecek kötü sonuçlara sebep olduğu izlenmiştir.

Doç. Dr. Murat Turfan
MedicalPark Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümü